O, GALİB-İ MUTLAKTIR

“Allah'ım! Senin ismini anarak ölür, dirilirim (uyur, uyanırım)” diyerek huzur içinde başını yastığına koyup uyudu.

Gecenin üçte birinde uyandı:

“Bizi öldükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da O’dur.”

Kalktı, hemen pencereyi açtı. Ufku bir süre seyretti, temiz havayı derin soluklarla içine çekti.

Tekrar;

Ölüleri dirilten ve her şeye gücü yeten Allâh’ı her türlü eksik ve noksan vasıftan tenzih ederim” dedi.

DEPREM YAZILARIM

24 Ocak 2020’de meydana gelen Elazığ depreminden sonra, 30 Ekim 2020’de de İzmir depremini yaşamıştık.

Daha bu depremlerin yaraları tam anlamıyla iyileşmemişken, üç yıl sonra Kahramanmaraş depremi ile yeniden bir kez daha yandık, bir kez daha yıkıldık

06 Şubat 2023 tarihinde 9 saat içinde Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetinde meydana gelen iki zelzele ile yüzyılın en büyük depremini ve felaketini yaşadık.

Enkaz altından sağ çıkanlarla sevindik, vefat edenlerle tüm ülkece üzüldük.

Üstad Sezai Karakoç’tan bir deprem yazısı:

VARTO’DA DEPREM

Merhum Üstad Sezai Karakoç’un 1966 yılında Varto’da meydana gelen şiddetli deprem münasebetiyle kaleme aldığı yazısı, ne kadar da güncel:

Üstad Sezai Karakoç’un yazdığı “Varto’da Deprem” başlıklı yazıyı önemine binaen olduğu gibi siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Ölenler, sonsuzluğun üstünden eğilerek çocuklarının, annelerinin, kadınlarının, dedelerinin kulağına fısıldayacaklardı: “Durun. Birdenbire hiçliğe çarptık. Varlığı bulduk. Biz, dağılan kitabın uçuşan yapraklarıysak, siz de orada kalan yapraklarısınız. Yaprakların toplanıp kitabın yine kitap yapılacağı gün gelecektir.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

Türkçede sık sık kullanılan kalıp bir cümle: “Sözün bittiği yer.

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, bir felaketi, bir acıyı, bir öfkeyi ve bir çaresizliği anlatan bir ifade; “sözün bittiği yer.”

İşler ne zaman çığırından çıksa ya da ne zaman milyonlarca insanı üzen bir olay meydana gelse “sözün bittiği yerdeyiz” denir.

Sözün bittiği yer” kalıp cümlesini geçmiş te de kullandık, şimdi de kullanıyoruz, gelecekte de kullanacağız.

Büyük savaşlarda kullandık; “sözün bittiği yer: Çanakkale.

Büyük afetlerde kullandık; “sözün bittiği yer: Erzincan.

ZELZELE, KIYAMETİN KÜÇÜK PROVASI

“Afetimizi de,

küçük kıyametimizi de

kendi ellerimizle hazırlıyoruz.”

 06 Şubat 2023 tarihinde 10 saat içinde Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetinde meydana gelen iki zelzele ile yüzyılın en büyük depremini ve felaketini yaşıyoruz.

24 Ocak 2020’de meydana gelen Elazığ depreminden sonra, 30 Ekim 2020’de de İzmir depremini yaşamıştık.

Daha bu depremlerin yaraları tam anlamıyla iyileşmemişken, üç yıl sonra Kahramanmaraş depremi ile yeniden bir kez daha yandık, bir kez daha yıkıldık.

Türkiye, bu deprem ile bir daha sarsıldı.

KUDRET BUZU

Elazığ merkeze 12 km, Harput merkeze ise 6 km. uzaklıkta olan bulunan bir mağara Harput Buzluk Mağarası.

Mağara, Harput platosu üzerindeki en yüksek kalker tepelerinden birini oluşturan Buzluk Tepe’sinin (1653 m.) kuzey yamacındadır. 

Buzluk Mağarası’nın klimatik ve morfolojik şartları sonucu yazın buz oluşurken, kış aylarında buz oluşmamaktadır. Bu özelliği ile Türkiye'de tek, dünyada 45 mağaradan biridir.

PALU; BEYLİKTEN HÜKÛMETE, HÜKÛMETTEN KAZAYA -2

geçen haftadan devam…

Geçen haftaki yazımızda Osmanlı salnâmelerine göre Palu ilçemizin yakın tarihinden bahsetmiştik.

Bu haftaki yazımıza ise; yine Osmanlı Vilayet salnâmelerine göre Palu ilçemizin madenlerinden, genel coğrafî ve idarî yapısı ile devam etmek istiyorum.

Palu madenleri, Coğrafî ve idarî yapısı hakkında Devlet-i Ali Osmaniye, Diyarbekir ve Ma’muratü’l-Aziz salnamelerinde şu bilgiler verilmektedir.

PALU; BEYLİKTEN HÜKÛMETE, HÜKÛMETTEN KAZAYA -1

Harput, Ma’muratü’l-Aziz yazı dizisinden sonra ilimizin eski ilçelerinden olan Maden ve Keban’dan daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik.

Bu yazı dizimizi kadim bir yerleşim yeri olan Palu ile sonlandırmak istiyorum.

Yazı dizimizin tümünde tek kaynak olarak Osmanlı Salnâmeleri’nden yararlandık.

Yine Osmanlı salnâmelerinde aktarılan bilgilerle Palu’nun yakın tarihi, idari yapısı ve coğrafi konumundan bahsetmek istiyorum.

KEBAN / GÜMÜŞ MADENİ; KAZADAN MADEN EMİNLİĞİNE, MADEN EMİNLİĞİNDEN VİLAYETE - 2

geçen haftadan devam…

Geçen haftaki yazımızda Osmanlı salnâmelerine göre Keban ilçemizin yakın tarihinden bahsetmiştik.

Bu haftaki yazımıza ise; yine Osmanlı Vilayet salnâmelerine göre Keban ilçemizin gümüş madeni işletmeciliği, genel coğrafî ve idarî yapısı ile devam etmek istiyorum.

Gümüş Madeni / Maden-i Hümayun

Osmanlı vilayet salnamelerinde Keban’da işletilen gümüş madeni ile ilgili şu bilgiler verilmektedir.

“Keban kazasındaki madende iki adet büyük kurşunlu gümüş mağarası ve iki adet tamamlanmayan suyolu işletilmektedir.

KEBAN / GÜMÜŞ MADENİ; KAZADAN MADEN EMİNLİĞİNE,

MADEN EMİNLİĞİNDEN VİLAYETE - 1

İlimizde; kendi sınırları içerisinde çıkartılan ve işletilen maden cevherlerine binaen Keban ilçemiz “Gümüş Madeni”, Maden İlçesi ise “Bakır Madeni” isimleriyle anılmış, salname ve resmi kayıtlarda da bu isimler zikredilmiştir.  Her iki ilçemiz de yine barındırdıkları madenlerden ötürü “Maden-i Hümayun” olarak kayıtlara geçmiştir. Keban ilçemize ayrıca “Maden Emirliği” unvanı da verilmiştir.

Daha önce yayımlanan “Maden-i Hümayun” başlıklı yazımızla Maden ilçemizden ve bu ilçemizden çıkarılan bakır madenlerinden bahsetmiştik.

Bu yazı dizimizde de Keban yani Keban Madeni’nden bahsetmek istiyorum.

Metinlerde geçen “Maden” den kastedilenin Maden ilçemiz değil, Keban ilçemiz olduğu hatırlatmasını yaparak Osmanlı vilayet salnamelerinde Keban’ın yakın tarihi ve gümüş madeni, idari yapısı ve coğrafi konumu ile şu bilgiler verilmektedir.