AVRUPA’NIN ŞIMARIK ÇOCUĞU; YUNANİSTAN

Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan, bu günlerde yine şımarmaya ve kaşınmaya başladı.

İstanbul' un fethinden sonra Osmanlılar; 1458 yılında Atina'yı, 1460 yılında Mora Yarımadası'nı almasıyla birlikte Yunanistan’ı egemenliği altına almıştır.

1828 yılında bağımsızlığını kazanana kadar yaklaşık 368 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır.

PERTEK KÖPRÜSÜ

Perteğin önü kelek

Harput'a gidek gelek                                             

08 Eylül Salı günü Elazığ Kent Konseyi olarak Karayolları 8. Bölge Müdürü Sayın Kenan Keskin Bey’i ziyaret ettik.

Kendisiyle Elazığ’ı, Elazığ’a yapılacak olan yatırımları, yeni güney çevre yolunu ve Pertek Köprüsü gibi konuları konuştuk. Yaptıkları çalışmaları, yapacaklarını ve yapmak istediklerini bizzat kendisinden dinleyerek bilgilendirildik.

SAHİPSİZ ELAZIĞ

Elazığ’ın her zaman gündeminde olan ve gündeminden düşmeyen belli başlı konular vardır. Bunlardan bir kaçını sayacak olursak;

Uluova sulama projesi,

Kuzova sulama projesi,

Şorşor deresi,

Yağmur suyu drenaj hattı…

 

TARİHİ PALU’YU UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE ÖNERMEK İSTİYORUZ

Ankara’da faaliyet gösteren ve ilimiz ile ilgili başarılı çalışmalara imza atan Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı’nın yayın organlarında olan Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Dergisi’nin Temmuz 2020 sayı: 53’ün kapak konusu; “Tarihi Palu’yu Unesco Dünya Miras Listesi’ne önermek istiyoruz” idi.

HİCRETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Geçen 19.08.2020 Çarşamba gecesi; 29 Zilhicce 1441 Hicri Yılbaşı Gecesi ve 20.08.2020 Perşembe günü ise; 1 Muharrem 1442 Hicri Yılbaşı’ydı.

Yaşadığımız Pandemi’den dolayı Hicri Yılbaşı da sessiz sedasız gelip geçti. Birçoğumuz hatırlamadık bile…

1970’lı yıllarda Miladi Yılbaşı’na alternatif olarak Hicri Yılbaşı’nı büyük bir heyecanla kutlar, tebrik kartları göndermek için PTT binalarında uzun kuyruklar oluştururduk.

SAHİPSİZ BİR MEMLEKET, PALU

Palu, kadim bir şehir.

Palu; Urartular döneminde Şebeteria, Roma döneminde Romanapolis, Bizans döneminde Asmosata, Araplar döneminde Sümeysat ismini alsa da Hititler döneminden beri önemli bir merkez olarak genellikle Palu olarak bilinmiş ve anılmıştır. 

Urartulara başkentlik yapmış, Beylikler merkezi olmuş, Osmanlı hâkimiyetine “Palu Hükümeti” statüsünde imtiyazlı olarak girmiş olan Palu; tarihi eserler, inanç turizmi ve doğa güzellikleri ile şirin bir ilçemiz.

DADSUZ DUSUZ BİR BAYRAM DAHA GEÇİRDİK

Miladi 2020, Hicri 1441 yılının Ramazan bayramından sonra Kurban bayramını da pandemiden dolayı “melûl mahzun ve buruk” olarak geçirdik. Her iki bayramı da mahalli ifademizle “dadsuz dusuz” geçirdik.

Bayram kelimesinin Arapça’sı “el-‘ıyd/îd” olup “âdet halini alan sevinç; bir araya toplanma günü” demektir.

Türkçemizde kullanılan “bayram” kelimenin aslı Farsça;  “beẕrem / beẕrâm” olup “sevinç ve eğlence günü” demektir.

KIBRIS, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN YUMUŞAK KARNI

20 Temmuz Kıbrıs barış harekâtının 46. yıl dönümüydü.

Kıbrıs Adası, Akdeniz’de Sicilya ve Sardunya’dan sonra üçüncü büyük ada…

Kıbrıs’ın Müslümanlar tarafından fethi, 649 yılında, Hz. Osman'ın hilâfeti döneminde gerçekleşti.

1571 yılında, Sultan 2. Selim döneminde Osmanlı İmparatorluğu toprağı haline gelen Kıbrıs, o zamana kadar sırasıyla Mısır, Hitit, Akad, Dor, Yunan, Fenike, Asur, Pers, Makedonya, Roma, Arap, Bizans, İngiliz, Ceneviz, Memlük ve Venedikliler tarafından idare edilmişti.

AYASOFYA İBADETE AÇILDI, KARA TAKVİM AKLANDI

04.02.2019 tarihinde bu köşede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili “KARA TAKVİM NE ZAMAN AKLANACAK?” başlıklı yazım yayımlanmıştı.

Çünkü bizim için Ayasofya;

1453’ten günümüze kadar “yaşayan fetihti”…

Fethin sembolüydü…

Kılıç hakkıydı…

Müjdelenen fethin kumandanı Fatih Sultan Mehmet Han’ın hediyesi ve emanetiydi.

TAKDİR; TEDBİRİN VE TEVEKKÜLÜN UFKUNDA BEKLEMEKTİR

Üç kelime ve üç kavram; tedbir, tevekkül ve takdir...

Dilimizden ve gündemimizden düşmeyen üç kelime; tedbir, tevekkül ve takdir...

Önce tedbir dedik “TEDBİR; AKLIMIZLA HER ŞEYİ KOKLAMAKTIR”,

Arkasından tevekkül dedik ve “TEVEKKÜL; ALLAH’A GÜVENİP, AKIBETİNDEN ENDİŞE ETMEMEKTİR” başlıklı yazılarımızı yayımladık.

Sonrası ise takdir…